“Önce kendime güvenmem gerektiğinin farkına vardım. WeWALK bu süreçte çok iyi bir yol arkadaşı.”

Ben Selinay Erkul. Şu an 9 Eylül Üniversitesi Turizm İşletmeciliği bölümünde ikinci sınıf öğrencisiyim. Benim bağımsızlık yolculuğum, YGA (Young Guru Academy) ile başladı. Orada tanıştığım Kürşat Ceylan, benim için çok ilham verici bir rol modeldi. YGA programlarına katıldıktan sonra kendime olan özgüvenim arttı ve bağımsız olabileceğime inandıracak rol modellerimin sayısı çoğaldı. İşte o dönemde beyaz baston kullanmaya başladım.

İlk Tanışma: WeWALK'un Doğuşuna Tanıklık

Lise yıllarımda WeWALK henüz ilk çıkmıştı. O dönemde Vestel’in fabrikasında, daha demolar yapılırken ve Ar-Ge çalışmaları devam ederken WeWALK’u deneyimleme şansı bulmuştum. Bir ürünün doğuşuna tanıklık etmek, sonrasında o ürünün gelişimine katkı sağlamak benim için çok özel bir deneyimdi. O günlerden bugüne kadar WeWALK’un her aşamasını yakından takip ettim.

Amerika Macerası: "Bilmediğim Bir Ülkede Yanımda Olduğu İçin Huzurlu Hissetmiştim"

Yurt dışına gideceğim döneme yakın, YGA programlarıyla Amerika’da konuk edilmiştim. Tam da o sıralarda WeWALK’un ilk ürünü piyasaya çıktı ve ben onu yanıma alarak Amerika’ya götürdüm. Orada WeWALK’a sahip olmak benim için çok ayrı bir değer taşıyordu ve gerçekten fark yarattı.
Düşünün, bilmediğim bir ülkedeyim. Bilmediğim havalimanları içinde kendi başıma gezmem gerekiyor. Tabii ki destek olacak insanlar var ama bir yandan dil bariyeri de var. Kaldı ki o zaman bir lise öğrencisiydim ve beni yakından tanıyan çok fazla insan yoktu etrafımda. İlk indiğim anda beni karşılayan acente görevlisi dahil herkes yabancıydı. Beni karşılamaya gelen görevli İspanyol’du ve İngilizce’yi çok az biliyordum.
Bu koşullarda kendimden başka kimseye güvenme şansım yoktu. Ve bu çok farklı bir histi. WeWALK yanımda olduğu için kendimi çok huzurlu ve rahat hissetmiştim. Çünkü her halükârda gitmek istediğim bir noktaya ulaşabilmem için benim anlayabileceğim ve beni anlayabilecek bir cihazla birlikteydim. Bu deneyim benim için çok kıymetliydi ve sonraki seyahatlerimde, yürüyüşlerimde, her anımda önce kendime güvenmem gerektiğinin farkına varmamı sağladı.

WeWALK: Sadece Bir Araç Değil, Bir Yol Arkadaşı

WeWALK’un sloganındaki “yol arkadaşlığı” kavramı benim için çok önemli. Bu süreçte hiçbir tekniği bilmesem de nerede olduğumu bilmesem de WeWALK’ı bir yol arkadaşı olarak görüp birlikte bir şeyler yapabilmek, o desteği hissetmek her şeyden önce geliyor.
Baston, görme engelli bireyler için sadece bir araçtan ziyade aslında bir nevi yol arkadaşı. Tıpkı WeWALK’un da dediği gibi, birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşı. Bu his, özellikle yabancı bir ortamda, tanımadığınız sokaklarda yürürken çok daha anlamlı hale geliyor.

Omuz ve Baş Hizasındaki Engeller: "WeWALK Öncesinde Çok Zorlayıcıydı"

Gerçekten omuz ve baş hizasındaki engeller bizim için maalesef WeWALK öncesinde çok zorlayıcı unsurlardı. Tabii ki bir sürü engel var ve bastonun kendi ucuyla taradığımız engelleri algılamak daha kolay. Ama tabelalar, ağaçlar, bazı tabelaların alt kısımlarındaki incecik demirler… Üzerleri mesela bir metre, bir buçuk metre gibi yüksekliklerde olabiliyor ve tam kafanıza denk gelebiliyor.
Özellikle 9 Eylül Üniversitesi’ne başladıktan sonra Buca’da WeWALK benim çok fazla işime yaradı. Çünkü oradaki kaldırımlar dar, yeterince insani koşullara uygun değil maalesef. Bırakın engelli bir bireyi, herhangi bir bireyin yürümesi bile oldukça zor olan alanlar bunlar. Martılar, tabelalar, direkler, sarkan ağaç dalları, hatta kıyafet bağış kutuları gibi engeller… WeWALK’un sensörüyle bunları önceden hissedip algılayarak kendimi korumaya almak bana çok daha güvende hissettiriyor.

WeWALK 1'den WeWALK 2'ye: Geri Bildirimlerin Somutlaşması

WeWALK’un ilk versiyonundan sonra geri bildirimler almaya devam ettiler ve ben de bu sürece katkı sağladım. Cihazın suya dayanıklı olması, kendisinin biraz daha küçültülmesi, daha ergonomik bir tasarım yapılması gibi konularda önerilerimizi ilettik.
Bu süreçte benim verdiğim ilk geri bildirimlerden bir tanesi WeWALK’un suya dayanıklı hale getirilebilmesiydi. Eskiden ilk WeWALK’u kullanırken çok tedirgin olurdum. “Islanacak mı? Yağmur yağacak mı?” diye sürekli düşünürdüm. Bazen sabah güneşli çıkardım, öğleden sonra yağmur başlardı. Bazen sabah yağmur yağardı, öğleden sonra dururdu ve “Keşke alsaydım, yanımda taşısaydım” derdim. Suya dayanıklı özelliğinin gelmiş olması benim için çok çok iyi bir şey oldu.
WeWALK 2 ile birlikte bu ekibin her şeyi daha iyi yapmak için ne kadar tutkulu çalıştığını bir kez daha gördüm. Verdiğimiz geri bildirimlerin gerçek hayata uygulanabilirliğini gören, bunu anlayıp çözüm geliştiren bir ekibin bizim için hazır olduğunu bilmek çok güzel bir duygu.

WeWALK 2: "Somutlaşmış Halini Gördüm"

WeWALK 2’yi çok çok beğendim ve sosyal hayatta hâlâ aktif olarak kullandığım bir cihaz. Ergonomisi, sesli asistan özelliği, üzerindeki fener ve uygulama entegrasyonu gerçekten mükemmel. Bu ekibin her şeyi daha iyi yapmak için çok tutkulu bir şekilde çalıştığını biliyordum ve WeWALK 2’de bunun somutlaşmış olduğunu gördüm.
Her anlamda oldukça verimli bir cihaz. Tabii ki sürece tanıklık edip bir önceki versiyonuyla şimdikini kıyaslamak da bana çok iyi hissettirdi. O yüzden çok mutluyum ve sonraki aşamada neler yapacaklarını sabırsızlıkla ve heyecanla bekliyorum. Bakalım bir sonrakinde bizi neler bekliyor?

Son Mesaj: "Önce Kendinize Güvenin"

Bağımsız hareket yolculuğuna yeni başlayan veya henüz o cesareti bulamamış arkadaşlarıma şunu söylemek isterim: Aslında cevaplaması zor bir soru ama belki şunu hatırlamakta fayda var. Güvende hissetmek, ilk etapta kendine güvendiğini hissetmek çok önemli. Bence dışarı çıkarken en önemli şey bu. 
Benim kendi bağımsız hareket yolculuğumda hissettiğim şey, genel anlamda güvende olma ihtiyacıydı. “Güvendeyim” hissini yakalamaktı. Bunu kendi başıma yapabildiğimi kabul etmem biraz zaman aldı. “Kendi kendime bir şeyler yapabilirim ve kimsenin desteğine ihtiyacım yok” demek kolay bir şey değil. 
Ama ne mutlu ki WeWALK bu süreçte çok yardımcı bir teknoloji. Uygulaması üzerinden sesli asistanın olması, navigasyonun olması… Bunlar çok güzel özellikler. Ve biliyorum ki bizden sonraki kuşaklar veya şu anda benim yaşımda olanlar, hatta daha büyükler, teknoloji içinde olduğumuz için bir noktada aslında biraz da şanslıyız. 
İlk etapta belki teknoloji kullanımını iyi yapabilmek bu güven hissini verecektir. Sonrasında da “Yanlış bir yola mı girdim? Tamam, WeWALK’tan bakarım, o da doğru yola beni yönlendirir, o şekilde bulurum” diyebilme güveni… Önce kendimize, sonra çevreye duyduğumuz bu güven çok güzel bir şey bence. 
Benim kendi yolculuğumda bunu yapabilmem uzun zaman aldı. Ama Amerika’da, o havalimanına ilk indiğim anda anladım ki attığım her adımda önce kendime güvenmem gerekiyor. WeWALK bu süreçte çok iyi bir yol arkadaşı oldu. 
Unutmayın, güvende hissedebileceğinizin farkında olmak ve bunu yapabileceğinizin bilincinde olmak çok kıymetli. WeWALK ise bu yolda size eşlik edecek en iyi yol arkadaşlarından biri. 
WeWALK ekibine çalışmaları için çok teşekkür ederim.

Sen de WeWALK hikâyeni paylaşmak ister misin? Bize [email protected] adresinden ulaş!

Share the Post: