Türkiye’deki ilk yönelim ve bağımsız hareket uzmanı Prof. Dr. Banu Altunay ile gerçekleştirdiğimiz görüşme ile, görme engellilerin bağımsız hareket becerilerini geliştirmede teknolojinin ve özellikle WeWALK’ın oynadığı kritik rolü ele aldık.
Alandaki öncü çalışmalarıyla Türkiye’de bağımsız hareket eğitiminin şekillenmesine büyük katkı sunan Prof. Dr. Altunay, bağımsız hareketin bireylerin yaşamındaki yerini, eğitmenlerin karşılaştığı zorlukları ve WeWALK’ın bu süreçlere nasıl değer kattığını kendi uzmanlık perspektifiyle değerlendirdi.
- Öncelikle kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?
Türkiye’deki ilk yönelim ve bağımsız hareket uzmanıyım. Gazi Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü, Görme Engellilerin Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapıyorum. Engelliler ve eğitimleri üzerine çok sayıda dersler vermenin yanı sıra, ulusal ve uluslararası bildiriler, makaleler ve kitap bölümleri yazdım.
- Sizce bağımsız hareket, görme engellilerin yaşamında nasıl bir önem taşıyor?
Gören bebekler çevresindeki eşyaları, insanların hareketlerini inceleyebilir ve bu durum da hareket için motivasyon oluşturur. Görme yetersizliği bazı sınırlılıkları da beraberinde getirir. Görme yetersizliği olan kişinin hareket ederken güvenliğini sağlayamama korkusu, tehlike oluşturabilecek çevresel düzenlemeler, koruyucu aile yapısı gibi faktörler, kişilerin çevre içinde hareket etmesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu faktörler, gelişim alanlarını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Psikomotor, dil, sosyal beceri gibi gelişim alanlarında yaşanabilecek sorunlar, görme yetersizliği olan kişinin hareket özgürlüğünün sınırlanmasına neden olabiliyor.
Tanıdık ve özellikle önceden gitmediği ortamlarda hareket etmeyle ilgili ciddi problemlerle karşılaşıyorlar ve bu problemlerin üstesinden gelmeleri gerekiyor. Sosyal ve fiziksel aktivitelere katılmak, alışveriş yapabilmek, işe gidebilmek gibi toplumsal rollerini gerçekleştirmesi için kişilerin hareket özgürlüğüne ihtiyaçları vardır. Hareket özgürlüğü, görme yetersizliği olan kişilerin, öz güveni yüksek, bağımsız bir birey haline gelebilmesini sağlıyor.
Görme yetersizliği olan kişilerin çevrelerinde güvenli ve bağımsız olarak seyahat edebilmesi için yönelim ve bağımsız hareket becerilerini kullanmaları gereklidir. Bağımsız hareket için kişinin çevresinde hareket ederken ipuçları ve işaretler gibi yönelim ve bağımsız hareket becerilerini kullanarak, güvenli, etkili şekilde hedefine ulaşması amaçlanıyor. Bağımsız hareket becerileri, özellikle güvenlik, etkililik ve görünüş ilkelerine göre oluşturulmuş becerilerdir. Kişilerin yürürken karşılaşacağı engellere çarpmadan hareket etmesi, güvenlik ilkesidir. Bağımsız hareket becerilerinde her hareketin mutlaka bir amacı vardır, bu da etkililik ilkesidir. Görünüş ilkesine dikkat edilerek, duruş ve yürüyüşle ilgili olarak toplumdaki diğer insanlardan farklı görünmemek amaçlanmıştır. İlerleyen yaşlarda artan gereksinimlerle birlikte, şehir içinde toplu taşıma araçlarını kullanma, trafikte hareket etme, alışveriş yapma, adres bulma, şehirlerarası/ülkeler arası yolculuk gibi zor problemlerin üstesinden gelmeye yönelik çalışmaların yapılması görme yetersizliği olan kişilerin bağımsızlaşmasını sağlayacaktır. Kısacası kişilerin toplumsal hayata tam katılabilmesi için bağımsız hareket edebilmesi gereklidir.
Bağımsız hareket ve baston eğitmenlerin karşılaştığı başlıca zorluklar nelerdir? Bu zorlukların aşılması için neler yapılabilir?
Yönelim ve bağımsız hareket eğitimleri çoğunlukla bireysel çalışmaları gerektiriyor. Bağımsız hareket becerileri ve sonrasında hedeflere ulaşmalarına yönelik yapılan rota öğretimleri okul gibi sınırlı ve yapılandırılmış bir ortam içinde gerçekleştiriliyor. Kişilerin öğrendikleri becerileri günlük hayatı içindeki uygulamalarda kullanmaları kontrol edilemediği için hareket özgürlüğünde problemler yaşanabiliyor. Engelleri algılamalarını sağlamak için bağımsız hareket becerileri de tek başına yeterli olamayabiliyor. Baston en önemli araç ama plansız ve engellerle dolu bir çevrede bağımsız hareket tekniklerini kullansalar bile kazalarla karşılaşmaları kaçınılmaz oluyor. Yetişkinlerle görüşme yaptığımızda örneğin, “Dışarı taşan araçlar, direkler bana kaygı yaşatıyor, başımı çarpıyorum, otobüslerde sesli sistem yoksa yardım alıyorum” gibi yaşadıkları sorunları ifade etmişlerdi. Kişiler çoğunlukla rotalarda hareket etmede güçlüklerle karşılaşıyorlar. Kişilerin hedeflerine güvenle ulaşmalarını sağlanabilmek için teknolojik araçlar son derece önemli bir rol üstleniyor. Teknolojiyle birlikte yönelim ve bağımsız hareket tekniklerinin de kullanılabileceği eğitimlere gereksinim bulunuyor.
- WeWALK’ın bağımsız hareket ve baston kullanım becerilerinin kazanılmasındaki rolünü ve sağladığı katkıları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Görme yetersizliği olan kişilerle yapılan araştırmalarda en fazla ifade ettikleri durum sıklıkla kazalarla karşılaşmaları, bu durum çok daha vahim sonuçlara da neden olabiliyor. WeWalk kişilerin hedeflerine, güvenli, etkili ve bağımsız olarak hareket etmesini kolaylaştırıyor, sensörler engellere çapmamayı, navigasyon hedeflerine kolayca ulaşmayı sağlıyor. Otobüs kullanımı, alışveriş, okula, işe, eve gitme vb. kısaca toplumsal hayata tam katılımını destekleyecek yıllardır hayalini kurduğum olağanüstü bir araç. Toplumun da görme yetersizliği olan kişileri güvenli hareket eden, özgüveni yüksek bireyler olarak görmelerini sağlıyor ve olumlu tutumlarını destekliyor. Hatta gören çocukların bile WeWalk’a özendiklerine yönelik ailelerin söylemlerini duyuyorum. Aileler de çocuklarının WeWalk’la bağımsız hareket edebildiklerini gördükçe onlara karşı olan korumacı tutumlarından uzaklaşıyor. Hayati derecede önemli olan yönelim ve bağımsız hareket becerileriyle WeWalk bir bütün oluşturuyor. Baston en temel bağımsız hareket aracı ve bu aracın bu kadar donanımlı olması çok önemli bir gelişme. Sensörler aracılığıyla engellere yaklaştığı zaman yüksek kol korunma tekniğini kullanması, bastonla duvar takibi becerisini WeWalk’la gerçekleştirmesi, güvenle karşıdan karşıya geçmesi önemli. WeWalk özgüveni destekliyor, başkalarına bağımlı olmadan kendi başına yapabildiklerinden kişilerin mutluluk duymasını sağlıyor. Sosyal, psikomotor, bilişsel gelişimini de destekleyecek nitelikte, kısacası WeWalk görme yetersizliği olan kişilerin bağımsız bir birey olmasının en önemli anahtarı.
- WeWALK AI Mobility (AIM) teknolojisinin bağımsız hareket eğitimlerine hangi açılardan katkı sağlayabileceğini düşünüyorsunuz?
Öğretmenler okullarda öğretim gerçekleştirseler bile öğrencilerinin öğrendiklerini farklı ortamlarda gözlemleme şansına sahip değiller. Öğrenilen becerilerin farklı ortamlara genellenmesi, kalıcılığın sağlanması en önemli faktörlerden birisi ama ne yazık ki öğretmenler bunu takip edemiyordu. Kişilerin günlük hayatlarında gitmeleri gereken rotalarda bağımsız hareket etmeleri ve hedeflerine güvenli şekilde ulaşmaları önemli ama öğretmenlerin gözlemlerinde eksiklik yaşanıyordu. WeWalk AIM teknolojisi, öğretmenin öğrencinin hareketlerini takip ederek geri bildirim vermesini sağlıyor. AIM teknolojisi, zaman sınırlılıkları nedeniyle her zaman öğrencisinin yanında olması mümkün olmayan öğretmenin, onun hangi bağımsız hareket problemleriyle karşılaştığını ve bunun üstesinden gelmek için neler yaptığını ya da daha güvenli hareket etmek için neler yapması gerektiğini takip etmesini ve geri bildirim vermesini mümkün hale getiriyor. Bu teknoloji aracılığıyla bağımsız hareket eğitmenlerine WeWALK Akıllı Baston 2 üzerinden sunulan öğrencinin adım sayısı, yürüdüğü süre, mesafe, rota; bastonunu yere tutuş ve sağa sola süpürme açısı gibi datalara erişebilmek, bağımsız hareket ve beyaz baston eğitim süreçlerini daha verimli ve daha interaktif hale getiriyor.
Prof. Dr. Banu Altunay Hakkında:
Prof. Dr. Banu Altunay, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimlerini “Görme Engellilerin Eğitimi” alanında tamamlamıştır. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü gibi kamu kuruluşlarının yanı sıra, Türkiye Körler Vakfı, Körler Federasyonu ve Altınokta Körlere Hizmet Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarıyla çok sayıda çalıştayın düzenlenmesinde görev almıştır. Millî Eğitim Bakanlığı ile görme engellilerin eğitimi üzerine pek çok hizmet içi eğitim gerçekleştirmiştir. TÜBİTAK 1001 projesiyle Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen “Görme Engelli Öğrenciler İçin Yönelim ve Bağımsız Hareket Becerileri Değerlendirme Aracının Geliştirilmesi (YÖBDA)” projesinin yürütücülüğünü üstlenmiştir. Ayrıca ULAKBİM ve MEB desteğiyle görmeyen/az gören öğrenciler için Oyun, Fiziki Etkinlikler ve Bağımsız Hareket, Beden Eğitimi, Spor ve Bağımsız Hareket programlarının geliştirilmesinde koordinatör olarak görev almıştır. Editörlüğünü yaptığı FESK (GE) ve BESK (GE) etkinlik kartlarını ekibiyle birlikte hazırlamış; bunun yanı sıra Türkiye’deki ilk kapsamlı yönelim ve bağımsız hareket etkinlik kartlarını bireysel olarak geliştirmiştir. Avrupa Birliği ve MYK iş birliğiyle Yönelim ve Bağımsız Hareket Eğitmeni Standartlarının oluşturulması ve sonrasında revize edilmesi çalışmalarında da aktif rol üstlenmiştir. Dünya Bankası Hibe Programı, Kalkınma Ajansları, UNICEF ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen projelerde uzman olarak yer almış; ULAKBİM, Avrupa Birliği ve Millî Eğitim Bakanlığı projelerinde yürütücülük yapmıştır. RAMKEG, RAM’larda değerlendirme araçlarının dijitalleştirilmesi ve Türkiye genelinde yürütülen RAM–Okul iş birliği gibi projelerde aktif rol üstlenmiştir. MEB desteğiyle farklı üniversitelerden akademisyenler ve öğretmenlerden oluşan bir ekiple birlikte, yönelim ve bağımsız hareket becerilerini de içeren; 0–3 yaşından yetişkinliğe kadar görme yetersizliği olan bireylerin desteklenmesini amaçlayan aile eğitimi kitap setleri ve 100 videoluk içerik hazırlıklarını yürütmüştür. Bunun yanı sıra, görmeyen ve az gören öğrenciler için mesleki eğitim programlarının geliştirilmesinde koordinatörlük yapmış; hazırlanan programlar hâlen Türkiye genelinde kullanılmaktadır.