Ben Engin. Turkish teknoloji firmasında Erişilebilirlik Uzmanı olarak çalışıyorum. Daha önce Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Merkezi’nde (GETEM) on yedi yıl direktörlük yaptım ve rehber öğretmen olarak görev aldım. Boğaziçi Üniversitesi’nde psikoloji ve rehberlik psikolojik danışmanlık okudum, yüksek lisansımı bilişsel psikolojide, doktoramı ise yetişkin eğitiminde tamamladım. Akademik hayatıma Boğaziçi, MEF ve Marmara Üniversiteleri’nde dersler vererek devam ediyorum.
Bağımsızlık: Bir Kimlik Meselesi
Beni neyin tanımladığını düşündüğümde aklıma ilk gelenlerden biri bağımsızlık oluyor. Nasıl ki kimisi kendini “Türküm”, “Müslümanım” veya “Orduluyum” diye tanımlarsa, benim için de bağımsızlık bir kimlik beyanı. Tek başına bir şeyler yapabilme hissi; bilgisayar kullanmaktan sokağa çıkmaya, otobüse binmekten alışveriş yapmaya kadar her anımda bu duyguyu yaşamak istiyorum. Başkalarına bağımlı kalmadan, “Acaba bugün biri beni götürecek mi?” endişesi duymadan hareket edebilmek benim için çok değerli.
Bu, kitap okumaktan bir otelde kendi yemeğini almaya kadar uzanan geniş bir yelpaze. Kısacası, A noktasından B noktasına tek başına gidebilme özgürlüğü.
Yardımcı Teknolojiler: “Hep Yenilikçi Çözümleri Araştırdık”
Teknolojiyle olan ilişkim, basit bir meraktan öte, bu bağımsızlık arayışımın doğal bir sonucu. Yıllardır bu alandaki yenilikçi çözümleri araştırıyor ve deniyorum. Henüz 2008-2009 yıllarında, Nokia telefonlar yaygınken bile Navigon gibi navigasyon uygulamalarını kullanıyorduk. Hatta ondan da önce, GPS’in olmadığı, GPRS ile baz istasyonlarına göre konumumuzu tahmin eden ilkel uygulamalarla yerlerimizi işaretliyorduk. Bugün telefonumda “Navigasyon” adında bir klasör var ve içinde WeWALK’tan Google Haritalar’a kadar birçok farklı uygulama bulunuyor.
WeWALK Deneyimi: Uygulama, Toplu Taşıma ve “Doğru Başlangıç”
WeWALK’la olan deneyimimde, bastonun donanımından çok navigasyon ve uygulama kısmı benim için öne çıkıyor. WeWALK’ın diğer ana akım harita uygulamalarına göre en büyük avantajı, görme engelliler için özel olarak geliştirilmiş olması. Bir navigasyon başlattığınızda, “Kuzey yönünde ilerleyin” gibi belirsiz komutlar yerine, “Saat 3 yönünde sağa git” gibi net yönlendirmelerle sizi doğru bir başlangıç noktasına yönlendiriyor. Bu, gerçekten fark yaratan bir özellik.
İkinci olarak, toplu taşıma entegrasyonu hala rakipsiz. Otobüslerdeki sesli anons sistemleri her zaman çalışmayabiliyor veya her şehirde bulunmuyor. WeWALK ise hem otobüs durağındayken yaklaşan otobüsleri okuyor hem de yolculuk sırasında bir sonraki durağı size bildiriyor. Müzik dinlerken bile araya girip bu bilgiyi vermesi, benim için paha biçilmez bir kolaylık.
Son olarak, hedefinize yaklaştığınızda saat yönüyle tarif vermesi ve son güncellemelerle telefonu cepten çıkarmadan sesli komutlarla yönlendirebilmesi, WeWALK’ı benim için vazgeçilmez kılan diğer önemli avantajlar.
Akıllı Baston 1’den 2’ye: Bir Gelişim Hikayesi
WeWALK Akıllı Baston’un ilk versiyonu, açıkçası benim için verimsizdi. Dokunmatik özellikleri kullanışlı değildi. Ancak şunu unutmamak gerek: birinci olmadan ikinci olmaz. İyi bir ürün ortaya koymak için önce daha az başarılı bir versiyonun çıkması ve hatalardan ders alınması gerekiyordu.
İkinci versiyonla birlikte bu hatalar giderildi. Dokunmatik yüzey yerine düğmeli bir yapıya geçildi, bu da kontrolü çok daha kolay hale getirdi. Pusula modu gibi yeni özellikler eklendi ve sesli komutlarla telefonu kullanmadan yönlendirme imkânı geldi. Yüksek yerlerdeki engelleri algılama özelliği benim için çok işlevsel olmasa da, navigasyon konusundaki geliştirmeler gerçekten faydalı oldu.
Son Mesaj: Önce Hareket
Teknolojiden önce asıl mesajım şu: Dışarı çıkın. Bu iş, eve kapanarak olmaz.
Elbette yollarda çukurlar olacak, direkler olacak… Bazen düşeceksiniz, bazen zor anlar yaşayacaksınız. Ama unutmayın: Düşmeden kalkılmaz. Düşmek de hayatın bir parçası.
Bağımsızlık bir varış noktası değil; her gün yeniden kurulan bir süreçtir. Teknoloji bu süreçte güçlü bir araç olabilir, ama adımı atan yine insandır.
Önemli olan sonuç değil, süreçtir. Bu ürünlerin geliştirilmesinin ne kadar zor ve katmanlı bir süreç olduğunu biliyorum. Gerçekten iyi bir erişilebilirlik ürünü, ancak kullanıcı geri bildirimleriyle olgunlaşır. WeWALK’un ilk versiyonundan ikinci versiyonuna geçerken bunu net biçimde gördüm.
Benim temennim, navigasyon tarafındaki gelişimin aynı kararlılıkla devam etmesi. Özellikle şehir içi yönlendirmelerde daha hassas başlangıç konumlandırması, toplu taşıma verilerinin her şehirde daha standart ve güvenilir hale gelmesi ve sesli komut deneyiminin daha da akıcılaşması, ürünü bir adım daha ileri taşıyacaktır.
Çünkü erişilebilirlik bir “özellik” değil, sürekli gelişen bir süreçtir. Ve bu süreçte kullanıcıyla birlikte yürüyen bir ekip varsa, gelişim de kaçınılmaz olur.
Adı üstünde: WeWALK — birlikte yürüyoruz.